İçeriğe geç

Kaynatılmış üzüm suyu haram mıdır ?

Koruk Yenir Mi? Bir Yaz Gününün İçimde Kalan Hikâyesi

Sonics ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Kaynatılmış üzüm suyu haram mıdır” konusunu sade bir dille anlatıyoruz.

Bazen insanın aklına takılan en basit sorular, en derin duyguları açar. Koruk yenir mi? diye ilk sorduğumda bunun bu kadar içime işleyeceğini bilmiyordum. Kayseri’de büyümüş, yazları sıcak, kışları sert bir şehirde yaşayan 25 yaşında biri olarak çocukluğumda bu sorunun cevabı hep “hayır, ekşidir o” olmuştu. Ama bazı “hayır”lar zamanla insanın içinde büyür, şekil değiştirir.

Ben de o yaz, o “hayır”ın peşine düştüm.

Çocukluğun Ekşi Hatırası

Bağların Kenarında Başlayan Merak

Kayseri’nin kenar mahallelerinden birinde büyüdüm. Evlerin arkasında küçük bahçeler, birkaç üzüm bağı ve yazın kavurucu sıcakları olurdu. Korukla ilk tanışmam, amcamın bağında olmuştu.

Elimde yarım koparılmış yeşil bir üzüm salkımı vardı. Daha tam olgunlaşmamış, sert, ekşi… Amcam uzaktan bağırmıştı:

“Onu yeme, koruk o, ağzını buruşturur.”

Ama ben çocuk aklıyla zaten o uyarıyı duymamış gibi yaptım. Bir tane attım ağzıma.

O anı hâlâ unutamıyorum. Yüzümün istemsizce buruşması, gözlerimin yaşarması, dilimde yanan o ekşi tat… İçimdeki ilk gerçek hayal kırıklığıydı belki de.

O gün kendime şunu söylemiştim:

“Koruk yenir mi? Asla.”

Ama hayat böyle değilmiş. Bazı şeyleri bir kere yaşayıp bitiremiyorsun.

Yıllar Sonra Aynı Soru

Bir Yaz Akşamı ve Sessiz Bir Sohbet

Aradan yıllar geçti. Şehir değişmedi ama ben değiştim. Daha çok düşünen, daha çok susan, daha çok içinden konuşan biri oldum.

Bir yaz akşamıydı. Kayseri’de hava hâlâ sıcak ama rüzgâr biraz yumuşamıştı. Bir arkadaşım balkonda otururken masaya küçük bir kase koydu. İçinde açık yeşil, neredeyse saydam bir içecek vardı.

“Koruk suyu yaptım,” dedi.

İçimde bir şey kıpırdadı. O eski ekşi tat, o çocukluk anısı bir anda zihnime üşüştü. Ama bu sefer farklıydı. Bu kez sadece bir tat değil, bir merak vardı.

“Koruk yenir mi?” diye sordum kendi kendime, ama bu kez cevap o kadar kesin değildi.

İlk Yudum: Beklenti ve Gerçek Arasındaki Çatışma

İçimdeki Sessiz Çatlak

Bardağı elime aldım. Soğuktu. Dışında buğular vardı. İçimde bir tedirginlik, küçük bir heyecan.

İlk yudumu aldığımda yüzüm yine buruşacak sandım. Ama olmadı.

Evet, ekşiydi. Ama o çocukluğumdaki sertlik yoktu. Daha dengeli, daha yumuşak, daha “büyümüş” gibiydi.

İçimde bir çatlak açıldı. Sanki yıllar önce verdiğim o kesin hüküm yavaş yavaş çözülüyordu.

İçimdeki ses ikiye ayrıldı:

Biri diyordu ki:

“Bak, aslında yeniyormuş.”

Diğeri ise daha duygusaldı:

“Sen sadece büyümemişsin, aynı zamanda yanlış anlamışsın.”

O an fark ettim ki mesele sadece koruk değildi. Mesele benim bakış açımdı.

Koruk Yenir Mi? Sadece Bir Meyve Değil

Ekşiliğin İçindeki Denge

Koruk aslında tam olgunlaşmamış üzüm. Ama “olgun değil” demek onu eksik yapmak anlamına gelmiyor. Tam tersine, farklı bir hal.

O yaz akşamı bunu içimde hissettim. Çünkü o ekşilik sadece tat değildi, bir uyarı gibiydi. Hayatın “acele etme” diyen tarafı gibi.

Bir yudum daha aldım. Bu kez daha yavaş.

İçimde bir huzursuzluk değil, garip bir sakinlik vardı.

Bir Günlük Sayfası: İçimde Kalanlar

Gece Yazdığım Notlar

O gece eve döndüğümde defterimi açtım. Genelde böyle şeyleri yazmazdım ama o gün yazmak zorundaydım.

“Koruk yenir mi?” diye başladım.

Sonra durdum.

Çünkü aslında cevabı yazmak istemiyordum. Cevap basit değildi. O gün şunu fark ettim:

Koruk sadece yenmiyor, aynı zamanda sabrı öğretiyor.

Yazdığım cümleler biraz dağınıktı ama içimden geçenler netti:

Çocukken kaçtığım şeyler büyüyünce farklı görünüyor

Ekşilik her zaman kötü değil

Bazı tatlar, bazı duygular gibi, zamanla anlam kazanıyor

O gece defterin sayfalarında uzun süre kaldım.

Bir Başka Sahne: Bağın Sessizliği

Geri Dönüş

Bir hafta sonra tekrar o bağa gittim. Çocukluğumun geçtiği yere.

Üzümler hâlâ oradaydı. Ama ben artık aynı kişi değildim.

Bir salkım koruk kopardım. Bu kez kimse “yeme” demedi. Çünkü artık kimse çocuk değildi.

Ağzıma attım.

Ekşilik yine vardı. Ama bu kez farklıydı. Daha tanıdık, daha kabul edilebilir.

İçimde bir cümle yankılandı:

“Demek ki bazı şeyler yeniyormuş ama doğru zamanda.”

İçimdeki Değişim

Hayal Kırıklığından Kabule

Korukla ilgili fikrim değişti. Ama bu sadece bir meyveyle ilgili değildi.

Aslında ben değişmiştim.

Çocukken her şeyin net olmasını isterdim. Bu iyi, bu kötü. Bu yenir, bu yenmez.

Ama büyüdükçe fark ettim ki hayat böyle çalışmıyor.

Koruk yenir mi? sorusu bile artık bana tek bir cevap vermiyor.

Bazen evet, bazen hayır. Bazen ekşiliği seversin, bazen uzak durursun.

Sonics olarak “Kaynatılmış üzüm suyu haram mıdır” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!

Son Yudum: İçimde Kalan Tat

O yazın sonunda koruk suyu içtiğimde artık aynı kişi değildim.

İlk yudumda yaşadığım hayal kırıklığı yerini sessiz bir kabule bırakmıştı. Çünkü artık biliyordum:

Her şey ilk haliyle yargılanmaz.

Koruk yenir mi? diye sorduğumda artık cevabım basit değildi. Ama daha gerçekti.

İçimde kalan son şey şuydu:

Bazen hayatın en ekşi tatları, en uzun süre akılda kalanlardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://ilbetgir.net/betexper yeni giriş